Truva Roman Dernekleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Dernek Başkanı Erhan Kalburcu başkanlığında kurulan Çanakkale Genç Roman Dernekleri Federasyonu, sadece yeni bir sivil toplum kuruluşu olmanın ötesinde, Roman vatandaşların hak arama mücadelesinde ve toplumsal entegrasyonunda yeni bir "üst akıl" olma iddiasıyla yola çıktı. Ancak bu kurumsallaşma hamlesi, beraberinde bazı kritik soruları da getiriyor: Roman Strateji Eylem Planı’nın neresindeyiz? Kağıt üzerindeki vaatler sokağa ne kadar yansıyor?
Ocak 2026’da yayımlanan II. Aşama Eylem Planı (2026-2030), eğitimden istihdama, barınmadan sağlığa kadar pek çok somut hedef içeriyor. Ancak Çanakkale özelinde bakıldığında, bazı yerel kurumların bu konudaki sessizliği ya da "bekle-gör" politikası, Federasyon Başkanı Erhan Kalburcu’nun da işaret ettiği üzere bir tıkanıklığa yol açıyor olabilir. Eylem planı bir "iyi niyet belgesi" değil, uygulanabilir bir yol haritasıdır. Kurumların bu konudaki bürokratik sessizliği, sahada çalışan gençlerin ve derneklerin motivasyonunu kırma potansiyeline sahip. Federasyonun kuruluşu bu anlamda bir "uyarı fişeği" niteliğinde: "Biz buradayız ve haklarımızın takipçisiyiz."
Ankara’nın Çanakkale Hassasiyeti
Bu sessizliği bozan ve sürece en güçlü desteği veren isimlerin başında ise İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan geliyor. Turan, Eylem Planı’nın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yaptığı açıklamalarla, sürecin sadece bir idari işlem değil, bir "sosyal adalet" meselesi olduğunun altını çizdi. Turan’ın; " Roman kardeşlerimiz bu ülkenin en güzel renkleridir. Atılan adımlar devletimizin sosyal adalet anlayışının bir yansımasıdır." şeklindeki yaklaşımı, yereldeki kurumlar için aslında bir talimat niteliği taşıyor. Ankara bu kadar kararlıyken, Çanakkale’deki bazı kurumların ağırkanlılığı tezat oluşturuyor.
Yeni Eylem Planı Sonrası Yol Haritası
Yeni dönemde bizi neler bekliyor? Erhan Kalburcu ve ekibinin önünde zorlu bir ajanda var. Sosyal Dayanışma Merkezleri’nin (SODAM) sadece kurs merkezi olmaktan çıkıp, istihdama köprü olması gerekiyor. Çanakkale Sivil Katılım Stratejisi ile Roman derneklerinin karar alma süreçlerine dahil edilmesi şart. Federasyon, sessiz kalan kurumlar ile Bakanlık arasındaki iletişim boşluğunu dolduracak en önemli aktör.
Sonuç olarak; Çanakkale Genç Roman Dernekleri Federasyonu’nun kuruluşu, Roman toplumunun "ben de varım" deme biçimidir. Bülent Turan gibi isimlerin desteğiyle açılan bu alanın, yerel idareciler tarafından da sahiplenilmesi gerekir. Çünkü Roman vatandaşların refahı, Çanakkale’nin toplumsal huzurunun ve kalkınmasının anahtarıdır.
