Çanakkale’de uzun süredir faaliyet gösteren Tasavvuf Araştırmaları Kültür ve Yardımlaşma Derneği, yerel düzeyde gerçekleştirdiği etkinliklerle bir araya gelmeye devam ediyor. Derneğin temel vizyonu olan "insana hizmet ve manevi gelişim" prensibi, düzenlenen seminerler ve ihtiyaç sahiplerine yönelik yardımlarla somutlaşıyor. Çanakkale Tasavvuf Araştırmaları Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Şakir Barça derneğin kuruluşu, amaçları ve yapılan projeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Barça derneğin amacının topluma faydalı işler yapmak olduğunu belirterek; “ Cemalnur Sargut bizim hocamız. Cemalnur Sargut'un öğrencisiyim ben. Cemalnur Sargut'un izniyle bu derneği kurduk. Cemalnur Sargut hocam şu anda Çin'e İslam kürsüsü açtı. Amerika'da bir üniversitede İslam kürsüsü açtı. Gazze'ye yardım ediyor. Bütün dünya ülkelerine yardım ediyor. Biz topluma manevi alanda hizmet etme derdindeyiz. Amaçlarımız toplumumuza faydalı işler yapmak. Maddi dünyada maddeleşen her şeyi maneviyatın geride kalmışlığını ön plana çıkarmaktır. Derneğimize herkes üye olabilir. Herkes ile bağlantı halindeyiz. Herkes gelip hiçbir ücret ödemeden üye olabilir. Mesnevi okumaları yapacağız. Hat kursu vereceğiz. Eee, Ney kursu vereceğiz, Ney hocamız var. Bendir kursu vereceğiz. Ayrıca Uluslararası Mevlana Vakfı Derneği Başkanı Esin Çelebi hanımefendi ile ilişki içerisindeyiz. Esin Çelebi Hazreti Mevlana'nın 22. kuşak torunu, gerçek öz torunu. Onlar da bize destek veriyor. Çanakkale'de böyle bir çalışmalar içindeyiz.” dedi.
“ Üniversite ile işbirliği içindeyiz”
Derneğin Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ile işbirliği içinde olduğunu kaydederek; “ Şu anda çalışmalarımızda üniversiteden yönetimimizde hocalarımız var. Manevi danışman, Hattat hocamız var. Din kültürü hocamız var. Bunlarla beraber Çanakkale'de yardımlaşmayı ve dinin hakikatini, özünü şekilden çıkarıp manayı ön plana çıkarmak niyetindeyiz” diye konuştu.
“ Hedefimiz ülkemizi gençliği”
Barça gençlere yönelik çalışmalar yürütüldüğünün de altını çizerek; “Özellikle gençlerimizi her türlü bağımlılıktan kurtarma derdindeyiz. En baştaki bağımlılık şu anda telefon bağımlılığı, kumar bağımlılığı, uyuşturucu bağımlılığı. Yani bu dünyanın gelip geçici olduğundan dini, Kur'an'ın Türkçe okunmasından sonra dini ayetlerin iç manalarına girmek derdindeyiz. Gençler ile daha çok namazın özüne inmek istiyoruz. Yani namazı sıradanlaştırmak değil de namazı iç manalarla kılmak. Mesela şöyle biz namaza dikildiğimizde Allahu Ekber dediğimizde Allah büyüktür deriz. Bunun kimse farkında değil. Mesela bir Fatiha'yı okuruz. Sübhaneke'yi okuruz. Sübhaneke'nin kimse anlamını bilmiyor. Allah'ı teze ederim diye dikiliriz namaza. Sen sübhansın. Biz seni bilemeyiz. Ama bak ben geldim huzuruna. Dikildim. Senin huzurundayım. Sonra Fatiha'ya başlarız. Fatiha'da Fatiha'nın düz mealini anlayıp iç manalarını inerek şimdi anlatacağım şekilde Elhamdülillah Rabb'il Âlemîn hamd âlemlerin Rabb'ine mahsustur deriz. Bunu Türkçe anlamında Hamd ile şükrün arasında bir fark vardır. Tasavvuf bunlara eğilir. Hamd ile şükrün arasında şükür bizim başımıza gelen iyiliklere şükür ederiz. Ama hamd başımıza gelen her türlü sıkıntıya sabretme ve şükür etme hâlidir. Bunu da biz yapamayız. Allah bizden yapar. Tasavvuf burada devreye girer. Hamd budur. Elhamdülillah Rabb'il Âlemin derken namazda biz bunu söylemiş oluruz. Allah'ım sen başımıza gelen sıkıntılara biz sabredemeyiz, biz mücadele edemeyiz, sen bizden yaparsın deriz ve Elhamdülillah Rabb'il Âlemin Er-Rahmanir-Rahim. Sen Rahmansın, Rahimsin. Rahmansın umume, umumiyete, herkese rızkını verirsin. Maddi manevi fakat bir de Rahim dairem vardır. Orada korunmuşlar vardır. Beni de Rahim dairene al derim. Errahmanirrahim derken. Malikiye Middin din gününün sahibi. Bunun gibi böyle uzar uzar gider. Biz bunları düşünerek, idrak ederek namaz kılmaya çalışırız. Hazreti Mevlana'ya geliyor bir öğrenci diyor ki efendim ben size talebe olmak istiyorum. Hazreti Mevlana'nın cevabı şu oğlum birisini sevdin mi? Birisine aşık oldun mu? Yok efendim ben öyle şeylere karışmam. Eğer birisine aşık olmadıysan Allah'a nasıl aşık olacaksın deyip bu düsturla hareket ederiz. İlk önce Hakk'ın yaratmış olduğu kulları sevmek sonra Allah'ı sevmek sevmeye talip olmak. Tasavvufun gayesi budur. Bizim de gayemiz budur” şeklinde konuştu.
“ Sosyal projelere önem veriyoruz”
Dernek olarak sosyal sorumluluk projelerine ağırlık verildiğini ifade ederek; “ İlk faaliyetimizi üniversiteden Doçent Doktor Sema Özdemir katılımıyla birçok konferans gerçekleştirdik. Ehli Beyt konulu Muharrem ayında bir konferans gerçekleştirdik. Çanakkale velileri adlı bir seminer düzenlemeyi düşünüyoruz üniversite ile beraber. Çanakkale'de Cahide Sultan var. Karşıda, bir sürü evliya var, bilinen, bilinmeyen. Mesela Ahmet Ebican, Mehmet Ebican Hazretleri var. Onun Muhammediye diye bir kitabı var. Şu anda Ankara'da Muhammediye kitabı hakkında çalışmalar yapılıyor. Her hafta düzenli olarak okutuluyor. Biz burada bunları ön plana çıkartıp Çanakkale'de maneviyatın boşluğunu doldurmak üzere yola çıktık. Bunun yanında yardımlarımız oluyor. Hasta ziyaretlerimiz oluyor, yardımlarımız oluyor. Bir Çocuk Güler Dünya Güler adlı bir projemiz var. Geçen yıl bunu yaptık. İhtiyaç sahibi çocuklarımıza dernek olarak bağışlarla gelen bağışlarla Bayramlıklarını alıyoruz. Bayramlık giysiler alıyoruz. Peki üyeleriniz arasında akademisyenler var. Var. Bu akademisyenleri okul ve üniversite öğrencilerine yönelik projelerde kullanıyor musunuz? Kullanıyoruz. Bizim bir başında bulunduğu bendir hocamız var. Manevi danışman Ekrem Kaplan. Ekrem Kaplan hocamız yönetimimizde ve öğrencileri alıyor. Bender kursu veriyor ve iftar programlarında Şehit ailelerinde yaptığımız programda geçen yıl mesela Şehit Aileleri Genel Başkanı geldi. Şehit ve Gazi evinde beraber program yaptık bunlarla. Her yıl iptal programları düzenliyoruz, konferanslar düzenliyoruz. Parion Otel'de yaptık konferansımızı. Başka bir hocamız geldi. Dışarıdan hocalarımız gelecek. Esin Çelebi hanımefendi gelmek istiyor. Onunla ilgili konferanslar yapacağız. Böyle bir çalışmalarımız var. Peki sosyal sorumluluk projeleri Üzerine ön ayak olduğunuzu biliyoruz” dedi.
“ Bisiklet ile bir aktivisti kutsal topraklara göndereceğiz”
Barça büyük projeleri arasında bir aktivitisti sonbaharda bisiklet ile kutsal topraklara göndereceklerini belirterek; “ Gazze ve Doğu Türkistan'da dünyada mazlumların mazlumlara dikkat çekmek üzere Murat Tecimer adlı bir aktivist arkadaşımızı Umre'ye bisikletle yolcu ediyoruz. Bu proje ne zaman başlayacak? Ekim Ekim'de gerçekleşecek bu proje. Şu an onun çalışmalarını yapıyoruz. Büyük bir ihtimalle Ekim'de Murat Tecimer kardeşimizi dünya uluslararası anlamda bütün dünyada zulüm gören Müslümanlara dikkat çekmek için böyle bir çalışma yürütüyoruz. Zannedersem 26 günde proje bitecek” şeklinde konuştu.
“ İftar softasında buluşacağız”
Barça yarın Bizim Düğün Salonlarında MÜSİAD ile ortaklaşa düzenleyecekleri iftar programı ile de bilgi vererek; “ Şu anda en yakın çalışmamız 6 Mart cuma günü. MÜSİAD'ın destekleriyle gerçekleştireceğimiz şehit ailelerimiz, huzurevinde kalan büyüklerimiz ve devlet koruması altında olan kimsesiz çocuklarımızın katılımıyla 400 kişilik bir iftar düzenliyoruz. Orada Cemal Ün hocamın Nefes Yayın Evinden yolladığı kitapları dağıtacağız. Böyle bir iftar programımız var. İftar programımızda tasavvuf musikimiz olacak. Hocalarımız konuşma yapacak öncesinde. Ayrıca 9 Mart günü Yeşilay Çanakkale Şubesi ile beraber dünya kadınlar günü vesilesiyle kapalı cezaevinde kalan kadın mahkumlarımızı ziyaret edip Kuran'da kadın adlı bir konferans vereceğiz. Üniversiteden hocalarımız ile beraber şehit aileleri başkanımız da eşlik edecek” diye konuştu.