Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) kompleksinde gerçekleşen etkinlikte, Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. İbrahim Kürşat Tuna dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Dr. Kürşat Tuna, lityum, kobalt, grafit ve nadir toprak elementleri gibi kritik madenlerin artık sadece ekonomik bir girdi olmadığını, doğrudan ulusal güvenlik ve savunma sanayii meselesi haline geldiğini vurguladı. Özellikle Çin’in hem üretim hem de rafinaj (işleme) kapasitesindeki hakimiyetine dikkat çekerek, Batı dünyasının bu bağımlılığı kırmak için yeni arayışlar içinde olduğunu belirtti.
ABD'nin "Friend-Shoring" Stratejisi ve Türkiye
Tuna, ABD'nin tedarik zincirini çeşitlendirmek amacıyla geliştirdiği dost ülkelerden tedarik modelini detaylandırdı. Bu strateji kapsamında ABD’nin Serbest Ticaret Anlaşmaları gibi uzun süreçler yerine, daha hızlı işleyen "Kritik Maden Anlaşmaları" geliştirdiğini ifade etti. Türkiye'nin coğrafi avantajı ve madencilik potansiyeliyle bu yeni tedarik modelinde kilit bir aktör olabileceğini belirtti. Özel Sektör Odaklı Modelin Türkiye için bürokratik engelleri azaltan ve mali teşviklerle desteklenen yeni bir iş birliği zemini sunduğunu dile getirdi.
"Kritik Madenler Çağı" Eseriyle Paralel Görüşler
Tuna'nın paneldeki konuşması, aynı zamanda yeni yayımlanan "Kritik Madenler Çağı – Enerji Dönüşümünün Jeopolitiği" adlı kitabındaki tezleriyle de örtüşüyor. Kitabında, neomerkantilist uygulamaların arttığı günümüzde Türkiye'nin güvenliği için somut politika önerileri sunuyor.