EĞİTİMDE SORUNLU ALAN BIRAKILMAMALI

EĞİTİMDE SORUNLU ALAN BIRAKILMAMALI

Eğitim-Bir-Sen Çanakkale 1 No’lu Şube Başkanı Resul Can, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı ilk yarıyılını değerlendirdi.

2025-2026 eğitim yılının ilk dönem sonu dolayısıyla açıklamalarda bulunan Eğitim-Bir-Sen Çanakkale Şube Başkanı Resul Can, kamu görevlilerinin geçim sıkıntısına mahkûm edildiğini belirterek; "Haklı taleplerimiz görmezden gelinmemeli, ek ders ücretleri makul seviyeye çekilmelidir" dedi. Can açıklamasında şu ifadelerE yer VERDİ; " 2025-2026 eğitim-öğretim yılı birinci kanaat dönemi sona ermiştir. Bir milyonu aşkın eğitim çalışanı, süregelen sorunların yanı sıra süreç içerisinde ortaya çıkan yeni sorunlara çözüm bulunmasını, talep ve beklentilerinin karşılık bulmasını istiyor ve bekliyor. Sözleşmeli öğretmen istihdamının, öğretmen açığının kadrolu istihdam yerine ücretli öğretmenlik gibi insan haklarına ve çalışma ahlakına aykırı yöntemlerle giderilmeye çalışılmasının son bulması, okul yöneticiliğinin ikincil görev olmaktan çıkarılarak kariyer mesleği olarak yürütülmesini sağlayacak adımların atılması, okulların yardımcı personel açığının giderilmesi, bütçe sorununa çözüm bulunması, atama ve yer değiştirme yönetmeliğinin yeniden ele alınarak beklentilerin karşılanmasının önündeki sorunları ıskalayan, kalıcı çözümler getirmeyen eksik taraflarının tamamlanması, ek ders ücretlerinin makul bir seviyeye çıkarılması, norm kadro fazlası öğretmenlerin resen atanmalarının yeni mağduriyetlere ve haksız uygulamalara yol açacağı yönündeki uyarılarımız dikkate alınmadan gerçekleştirilen atamaların ardından, mağduriyet yaşayan üyelerimiz adına açtığımız davalarda uyarılarımızı haklı bulan mahkemelerin verdiği kararlar göz önünde bulundurularak resen atamada kalıcı çözüm bulunması, öğrencilerin sosyal medyayı kullanmaları konusuna bir düzen getirilmesi başta olmak üzere, eğitim çalışanlarının sorunlarının zaman kaybedilmeden çözülmesini temenni ediyoruz. Daha nitelikli ve verimli bir eğitim hepimizin olmazsa olmazı olmalıdır: Bunun için sorunlu alan bırakılmamalı, cari problemlere ivedilikle çözüm bulunmalıdır. Öğretmenlerin işlerinden memnuniyeti ya da memnuniyetsizliği, çocuklarımızın, gençlerimizin, milletimizin ve ülkemizin geleceğini ilgilendirmektedir. Onun için yetkililer, eğitim çalışanlarının çalışma şartlarını iyileştirme, sorunlarına kalıcı çözüm üretme, beklentilerini karşılama konusunda çaba sarf etmeli, gayretli, azim ve kararlı olmalıdır. Eğitim-Bir-Sen olarak, eğitim-öğretim yılı birinci kanaat döneminin sona ermesi vesileyle mevcut sorunları ve çözüm önerilerimizi ilgisinin dikkatine sunuyoruz.

Eğitim çalışanlarının ücretleri iyileştirilmedir

Haklı taleplerimiz görmezden gelinerek verilen hakem kurulu zamlarıyla belirlenen maaş/ücretler, emekli ikramiyeleri, emekli aylıkları piyasa gerçeklerinin altında kalarak enflasyon karşısında erimiş ve eğitim çalışanlarını, kamu görevlilerini süregelen bir geçim sıkıntısına mahkûm etmiştir. Eğitim çalışanlarının maaşlarında/ücretlerinde meydana gelen kayıpları ve enflasyona yenilme tehlikesini giderecek mahiyette iyileştirme yapılmalıdır.

Öğrenci gelişim raporu sadeleştirilmiş bir bildirim mekanizmasına dönüştürülmelidir

Velilere anlaşılır geri bildirim sunamayan, öğretmenleri ağır ve bürokratik yük altında bırakan, öğrencilerin gelişimini net ve ölçülebilir şekilde yansıtmaktan uzak olan Öğrenci Gelişim Raporu uygulaması alanda karşılığı olmayan şekilci bir araçtan ibarettir. Veliler için çözülmesi gereken bir bilmeceye dönüşen öğrenci gelişim raporları bürokratik bir veri girişi olmaktan çıkarılarak sadeleştirilmiş bir bildirim mekanizmasına dönüştürülmelidir.

Öğretmen ihtiyacı kadrolu istihdamla karşılanmalıdır

Eğitimin niteliğinin artırılması, okullar/bölgeler arasındaki nitelik farkının kapatılması konusunda bazı adımların atılması gerekmektedir. Atamalar, ihtiyacı karşılayacak şekilde kadrolu yapılmalı, öğretmen açığı sorunu artık tarih olmalıdır.

Atama ve yer değiştirmede eksikler tamamlanmalıdır

Yeni yayımlanan Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, uygulama ve mahkeme kararı kaynaklı bazı sorunlara çözüm getirse de öğretmenlerin beklentilerinin karşılanmasının önünde var olan sorunları ıskalayan, kalıcı çözümler getirmeyen eksik düzenlemeler de içermektedir. Yönetmeliğin mevcut sorunlara çözüm getirmekten çok yeni sorun alanları ortaya çıkaracağı görülmektedir.

Norm kadro fazlası öğretmenlerin resen atamaları durdurulmalıdır

Kış şartlarında öğretmenlerin ilçeden ilçeye göç etmelerine sebebiyet verecek resen atama işlemleri, mevcut sorunları çözmediği gibi yeni mağduriyetlere de kapı aralamaktadır.

Bakanlık, resen atamaların oluşturduğu sosyal maliyeti ve mağduriyeti görmeli; kış şartlarında öğretmenlerin ilçeler arasında göçmesine, yollara düşmesine, aile bütünlüğünün parçalanmasına seyirci kalmamalıdır.

Kilometrelerce ötedeki okullara ve ilçelere resen atanan öğretmenlerin bu mesafede seyahat etmelerinin hem zaman hem de maliyet bakımından ağır bir yük oluşturacağı, ulaşım süresinin uzunluğu nedeniyle aile hayatının sekteye uğrayacağı ve bu durumun aile birliğini fiilen zedeleyeceği unutulmamalıdır.

Resen atamada engellilere adaletsizlik yapılmamalıdır

Yönetmelik hükmüne rağmen norm kadro ve ihtiyaç fazlası olarak belirlenerek kadroları il/ilçe millî eğitim müdürlüğünde bulunan engelli ve ailesinde engelli birey bulunan öğretmenlerin resen atamadan istisna tutulmaması, hem engelliler arasında bir eşitsizlik hem de engellilere yönelik adaletsizlik oluşturmaktadır.

İl/ilçe millî eğitim müdürlüğünde ihtiyaç fazlası olanların resen atamadan istisna tutulmaması, bakanlığın yeni yayımladığı, daha mürekkebi kurumayan Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğe açıkça aykırıdır. Engelliler ve ailesinde ağır engelli bulunanlar için pozitif ayrımcılık bir tercih değil, anayasal ve yasal bir zorunluluktur.

Yöneticilik ikincil görev olmaktan çıkarılmalıdır

Eğitim yönetimi, kalıcı bir modelin inşa edilememesi sorunundan kurtarılmalıdır. Eğitim kurumu yöneticiliğini düzenleyen yönetmelik on bir defa değişmesine rağmen, hâlâ pek çok sorun varlığını sürdürmektedir. Yöneticiliğe atamanın, görevlendirmenin yazılı sınav puanı ile nesnel kıstaslara dayalı mesleki çaba ve başarı ölçümü üzerinden gerçekleştirileceği bir sistem kurulmalıdır.

Meslek kanunundaki eksiklikler giderilmeli, yönetici kadroların sorunlarına çözüm bulunmalıdır

Öğretmenlik Meslek Kanunu’ndaki eksik kısımlar bir an önce tamamlanmalıdır. Milli eğitim uzmanı, bakanlık müfettişi, il millî eğitim müdürü ve yardımcısı, ilçe millî eğitim müdürü, araştırmacı, şube müdürü, eğitim müfettişi, eğitim müfettiş yardımcısı, şef ve eğitim uzmanı kadrolarında görev yapanlardan aranan hizmet süresini tamamlayanlara da uzman öğretmenlik, başöğretmenlik ünvanına dayalı hakların tanınması için gereken düzenleme yapılmalıdır.

Ek ders ücretleri artırılmalıdır

Ek ders esaslarında ücret dengesizliğine ve mağduriyete neden olan hükümler, uzun bir zaman geçmesine rağmen hâlâ değiştirilmemiştir. Öğretmenlerin branşlarına göre ek ders ücretlerindeki adaletsizlik, okul türlerine göre yöneticilere verilen ve izahı mümkün olmayan ek ders ücreti farklılıkları giderilmeli; mevcut ekonomik şartlar, enflasyonist ortam göz önünde bulundurularak ek ders birim ücreti makul bir seviyeye çıkarılmalıdır.

Yardımcı personel ihtiyacı karşılanmalı, okullara ödenek tahsis edilmelidir

Kendi kullanımına sunulmuş herhangi bir ödeneği olmayan okulların zorunluluk arz eden mal ve hizmet alımlarının ne şekilde karşılanacağı sorunu kalıcı bir şekilde çözülmelidir.

Bunun yolu da her okula münhasır bir ödenek tahsis edilmesinden geçmektedir. Bunun yanı sıra okulların yardımcı personel ihtiyacı da ya doğrudan giderilmeli ya da bunun için kaynak aktarılmalıdır.

Öğrencileri dijital tehlikeden koruyacak tedbirler alınmalıdır

Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte internet, çocukların, gençlerin hayatında vazgeçilmez bir yer edinmeye başlamıştır. Ancak bu dijital dönüşüm, beraberinde ciddi tehlikeleri de getirmektedir. İnternetin bilinçsiz kullanımıyla çocukların, gençlerin fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimleri olumsuz etkilenmekte; bu durum, eğitim ortamlarında olmaması gereken görüntülerin, ciddiyetten uzak hadiselerin, disiplinsizliklerin yaşanmasına, öğretmeni aşağılayıcı, onur kırıcı, şiddete varan olayların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bakanlık, bu konuda gereken çalışmaları yapmalı, çocukları, öğrencileri dijital tehlikelerden koruyacak tedbirleri almalıdır.

Boykota devam edilmelidir

İsrail’in Gazze ve Filistin’in diğer bölgelerinde gerçekleştirdiği soykırım, katliam, zulüm, insan hakları ihlalleri ve diğer insanlık dışı uygulamalara karşı sessiz kalmamak vicdani bir sorumluluktur. İsrail ekonomisine katkı sağlamak, işgal ve zulmün devamına katkıda bulunmak anlamına gelmektedir. Kantinlerde İsrail menşeli veya İsrail’in Filistin’de yaptığı katliamlara destek açıklamasında bulunan bütün ürünlerin satışı yasaklanmalıdır."