Önergesinin gerekçesinde "Truva Bakır Maden İşletmeleri A.Ş.'ye ait 89430 numaralı ruhsat sahasında yürürlükte veya olur aşamasında olan altın, bakır, altın+bakır, kuvars ve feldispat işletme izinleri su hakkı, yaşam hakkı, kültürel mirasın korunması ve üstün kamu yararı meselesidir. Bu çerçevede, ÇED sürecinde bilirkişi ve mahkeme raporlarında tespit edilen hata, eksiklik ve yüksek riskler giderilmemiş, aksine bu hukuka aykırılıklar işletme izinleri aşamasında da sürdürülmüştür. ÇED firması ile maddi ilişki içinde olduğu iddia edilen bir bilirkişinin projeye yeterlik vermesi sonucunda, proje 2009/7 sayılı genelge kapsamına alınabilmiş ve kök projedeki eksiklikler giderilmemiş olmasına rağmen ÇED Olumlu Kararı onaylanmıştır. İşletme izni de bu hukuka aykırılıklar dikkate alınmadan verilmiş, madencilik faaliyetleri ile gölet projesi tek ve entegre bir bütün olarak değerlendirilmemiştir. Ayrıca ÇED dosyasında yer alan taahhütlerin ihlal edildiği, yanlış veya yanıltıcı beyanların idare tarafından görmezden gelindiği, ruhsat izinleri, işletme yönetimi değişiklikleri, su güvenliği ve koruma mesafeleri ile arkeolojik sit alanına ilişkin mevzuata aykırılıkların giderilmediği ileri sürülmektedir. Bu durum tarafsızlık, idari işlemin güvenilirliği, planlama bütünlüğü ve kamu yararını koruma ilkeleri açısından ciddi soru işaretleri yaratmakta, adil yargılanma hakkı ve çevresel güvenlik açısından riskler doğurmaktadır." dedi. Güneşhan şunları sordu; "ÇED sürecinde tespit edilen hata ve eksiklikleri gidermeye yönelik bir işlem yapılmış mıdır? Yanlış-yanıltıcı beyanlara ilişkin herhangi bir yaptırım uygulanmış mıdır? Maden Kanunu 7. Madde izinleri alınmamış alanları içeren işletme izinleri halen yürürlükte midir?"