Çalıştayın Cumartesi günkü oturumunda katılımcılara hitap eden Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Genel Başkanı Şakir Gürel, önemli konulara dikkat çekti. Türkiye'de basın için 'Medya Meslek Yasası' ve 'Meslek Birliği'nin neden gerekli olduğunu detaylandıran Genel Başkan Şakir Gürel, şu başlıklara vurgu yaptı: Öz Denetim Eksikliği Türkiye'deki basın ekosistemi için "Medya Meslek Yasası ve Medya Meslek Birliği" demokratik standartlar açısından oldukça kritik bir eşikte durmaktadır. Basında öz denetimin (self-regulation) eksikliği, medyanın sadece kendi saygınlığını değil, doğrudan toplumsal huzuru ve kamu yararını da tehdit etmektedir. Türkiye'de medyanın etik standartlarını koruyacak bağımsız ve işlevsel bir öz denetim mekanizmasının yokluğu, kamu ve halk nezdinde şu temel tehlikelere yol açmaktadır: Dezenformasyon ve "Hakikat Sonrası" Kaosu Herhangi bir mesleki denetimden geçmeyen haber süreçleri, asılsız bilgilerin hızla yayılmasına neden olmakta, bu durum, halkın doğru bilgiye ulaşma hakkını elinden alırken, toplumda bilgi kirliliği ve manipülasyona karşı savunmasızlık yaratmaktadır. Yargı Yoluyla Müdahale ve Devlet Denetimi Baskısı Sektör kendi iç disiplinini sağlayamadığından, ortaya çıkan boşluk genellikle kamu otoritesinin sert yasal düzenlemeleriyle doldurulmaktadır. Bu da basın özgürlüğünün, "denetim" adı altında kısıtlanmasına ve sansür mekanizmalarının meşrulaşmasına kapı aralamaktadır. Bugün Basının yaşadığı ve Basından yaşanılan sıkıntıların nedeni iletişimin gelişmesi, dijital mecraların yaygınlaşması ile birlikte mevcut yasanın gelişmelerin gerisinde kalması ve Basında öz denetimi sağlayan, Barolar Birliği gibi bir Meslek Birliğinin olmamasıdır. Bu sorun farklı şekillerde, farklı siyasi görüşler iktidardayken dün vardı, bugün var, iktidardaki siyasilerin keyfi tasarruflarından bağımsız yeni bir Medya Meslek Yasası ve bu yasa ile bir öz denetim mekanizması oluşturulmadığı takdirde yarın da olmaya devam edecektir. Bugün iktidarın Basına karşı tutunduğu tavırdan şikayet edenler de, Basının iktidara karşı tutunduğu tavırdan şikayet edenler de dün bu konuda gerekli yasal düzenlemeleri yapmayanlardır. Toplumsal Kutuplaşmanın Derinleşmesi Öz denetimden yoksun bir medya, reyting veya tıklanma kaygısıyla nefret söylemini, ayrımcılığı ve sansasyonel dili körüklemekte, bu durum, farklı toplumsal kesimler arasındaki güven bağlarını kopararak, sosyal barışı doğrudan tehdit etmektedir. Bireysel Hak ve Özgürlüklerin İhlali Haber yapma sürecinde etik sınırların çizilmemesi; özel hayatın gizliliği, masumiyet karinesi ve kişilik haklarının kolayca çiğnenmesine yol açmaktadır. Vatandaşlar, medyanın sebep olduğu mağduriyetler karşısında hızlı ve etkili bir çözüm mercii bulamamaktadırlar. Medyaya Olan Güvenin Tamamen Kaybolması Denetimsizlik, gazetecilik mesleğinin itibarını olabildiğince zedelemiştir. Halkın medyaya güvenmediği bir ortam oluşmuş, basın "dördüncü kuvvet" olma işlevini yitirmiş; bu da demokratik denetim mekanizmalarının büyük ölçüde zarar görmesine neden olmuştur